SevgiForum.NET  






Go Back   SevgiForum.NET > İSLAM > İslami Bilgiler > Hutbeler - Vaazlar

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
1 hafta önce
  #21
RasyoneL

Her Şeyden Biraz Kalır
 
RasyoneL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Profil Bilgileri
Kayıt Tarihi: 06.02.2017
Üye No: 8539
Yaş: 30
Mesajlar: 2.802
Aldığı Beğeni: 2550
Rep Puanı: 1066
Etiketle: @RasyoneL
Online / Ofline :
RasyoneL isimli Üye şuanda  online konumundadır






AFİYET OLSUN, İSRAF OLMASIN

Cumanız Mübarek Olsun Değerli Müminler!
Bir gün Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) çok
sevdiği akrabası Sa’d b. Ebi Vakkas’ın yanına
uğramıştı. Sa’d o sırada abdest alıyordu. Suyu fazla
kullanmış olmalı ki Efendimiz; “Bu ne israf böyle?”
dedi. Sa’d, “Abdestte de israf olur mu ya Rasulellah?”
diye sorunca Sevgili Peygamberimiz (s.a.s): “Evet,
akan bir nehirden abdest alsan bile”
1
şeklinde
karşılık verdi.

Aziz Müminler!

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) Allah’ın
bizlere bahşettiği nimetlerin kıymetini biliyor ve
ashabına her fırsatta bunu hatırlatıyordu. O,
bollukta da darlıkta da sahip olduğumuz
nimetleri ölçülü kullanmayı öğretiyor ve israftan
sakındırıyordu. Zira israf, yeme içmeden giyim
kuşama, vakitten sağlığa varıncaya kadar her
türlü nimet ve imkânı ölçüsüzce kullanmaktır,
dengeyi ve itidali kaybetmektir. İnsanın
kendisine, çevresine ve kâinata yazık etmesidir.
İsraf, varoluş bilincimizden ve yaratılış
gayemizden uzaklaşmaktır. İsraf, aynı zamanda
bütün nimetlerin sahibi olan Yüce Allah’ın
Rezzâk ismine saygısızlıktır.

Kıymetli Kardeşlerim!

Bugün yeryüzünü kuşatan en büyük
afetlerden birisi israftır. Bir yanda açlığın,
yoksulluğun ve sefaletin pençesinde kıvranan
milyonlarca insan varken, saçıp savurmak,
ihtiyaç olmadan harcamak, eskimeden atmak
hayati bir hatadır. Mazlum insanlar ekmek ve su
gibi en temel ihtiyaçlarından bile mahrum bir
şekilde hayat mücadelesi verirken, artan bir tek
lokmayı bile çöpe atmak insafa sığmaz.
Kıymetli Müslümanlar!
İsraf, sadece mal ve eşya ile sınırlı değildir.
İnsan için en büyük israf, ne için yaratıldığını ve
varlığını hangi uğurda kullanması gerektiğini
unutarak ömrünü heba etmektir. Kendisine
verilen akıl nimetini iman ve hikmetle
buluşturamamaktır. Bedenini, gücünü, iradesini
iyilik ve hakikat yolunda kullanmayıp beyhude
meşgalelerle heba etmektir. Sahip olduğu bilgi
ve tecrübeyi, bilim ve teknolojiyi insanlığın
faydasına değil ifsadına kullanmaktır.


Kardeşlerim!

Bugün insanı daha fazla kazanıp daha çok
tüketmeye teşvik eden, ne kadar harcarsa o kadar
değerli olacağını iddia eden bir zihniyet
yaygınlaşıyor. Özenti ve gösterişe dayalı
hayatlar, lüks ve israfa yönelik harcamalar öne
çıkarılıyor. Böylece ömrünü üretim yerine
tüketime adayan insanlık, aslında manevi
değerlerini ve yaşama amacını tüketiyor.
Hâlbuki hayat kitabımız Kur’an, insanın
yeryüzüne imar ve ıslah için geldiğini, dünya ve
ahiret hayatı adına orta yolu, iktisadı ve dengeyi
asla kaybetmemesi gerektiğini vurgular. Yüce
Rabbimiz müminleri anlatırken şöyle
buyurmaktadır: “Onlar, harcama yaptıklarında
ne israf ederler, ne de cimri davranırlar. Bu
ikisi arasında bir yol tutarlar.”2
Peygamberimiz (s.a.s) de “İsrafa kaçmadan ve
kibre kapılmadan yiyiniz, içiniz, giyininiz ve
sadaka veriniz.”3 öğüdüyle tüketim ahlakına
sahip olmamız gerektiğini dile getirir.

Muhterem Müslümanlar!

Geliniz Yüce Rabbimizin bizlere lütfettiği
bütün nimetlerin değerini bilelim. Hiçbir nimeti
ölçüsüzce israf etmeyelim. Vaktimizi boşa
geçirmeyelim. Yememizde, içmemizde, giyim
kuşamımızda ve harcamalarımızda ihtiyaç
fazlasından kaçınalım. Doğal kaynaklarımızı,
tabiat varlıklarımızı koruyalım. Allah’ın verdiği
her nimetin bir gün hesabının sorulacağını
bilelim. Nimetler karşısında şımarıp lükse
dalmadan ve duyarsızca israfa girmeden infak
ahlakını kuşanalım. Rabbimizin hayata ve
kâinata koyduğu dengeyi gözetelim. Bu denge
ihlal edildiğinde hayatın bereketinin kaçtığını,
toplumun huzurunu kaybettiğini, insanın
kendisine ve gelecek nesillere zarar verdiğini
unutmayalım. Nimetlerin sınırlı, nefsin istek ve
arzularının ise sınırsız olduğunu aklımızdan
çıkarmayalım.

Kardeşlerim!

Önümüzdeki Pazarı Pazartesiye bağlayan
gece, Yüce Kitabımız Kur’an’ın nazil olmaya
başladığı mübarek Kadir gecesini idrak edeceğiz
inşallah. Bin aydan daha hayırlı olan bu geceyi
bir fırsat olarak değerlendirelim. Günahlarımıza
tövbe ederek hayatımızı gözden geçirelim,
muhasebemizi yeniden yapalım. Bu vesileyle
Kadir gecenizi şimdiden tebrik ediyor ülkemiz,
milletimiz ve tüm İslam âlemi için hayırlara
vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.

1
İbn Mâce, Tahâret, 48.
2 Furkân, 25/67.
3 Buhârî, Libâs, 1; Nesâî, Zekât, 66.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü



  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
2018, cuma, diyanet, geneli, hutbeleri, hutbesi, mart, namazı, türkiye, yayımlandı


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı




Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:11.


Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.