SevgiForum.NET  



Go Back   SevgiForum.NET > Etkinlikler > Ayın Konusu

Yeni Konu aç  Konu Kapatılmıştır
 
Seçenekler
2 Hafta önce
  #61
SAHRA
Gönül hanesinden nağmeler
 
SAHRA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Profil Bilgileri
Kayıt Tarihi: 10.09.2013
Üye No: 1639
Mesajlar: 7.217
Aldığı Beğeni: 5822
Rep Puanı: 5678
Etiketle: @SAHRA
Online / Ofline :
SAHRA isimli Üye şuanda  online konumundadır



AİLEMDE KADIN ŞİDDET GÖRMESİN

Sevgili Peygamberimiz, “Kadınlar, erkeklerle birlikte bir bütünü tamamlayan diğer yarıdır.” buyuruyor.

(EbûDâvûd, Tahâret, 94)

“Mümin bir kimse, eşine nefret beslemesin. Çünkü onun bir huyunu beğenmezse de hoşlanacağı başka bir huyu mutlaka vardır.”

(Müslim, Radâ’, 61)

“Kadınlar konusunda Allah’tan sakının (O’na hesap vereceğinizi unutmayın). Çünkü siz onları Allah’ın emaneti olarak aldınız ve Allah’ın adıyla (nikâh kıyarak) kendinize helâl kıldınız.”

(Müslim, Hac, 147)

“Allah’ın hanım kullarına vurmayın! … Hanımlarını döven adamların sizin hayırlılarınız olduğunu sanmayın!”

(EbûDâvûd, Nikâh, 41-42)

Hz. Âişe’nin ifadesi ile “bir kadına ya da bir hizmetçiye tek bir tokat bile atmamıştı.”

(Müslim, Fedâil, 79)

Allah Rasulü (sav) geçimsizlik durumunda anlaşma mümkün değilse eşlerin ayrılması yoluna başvurmuş, söz gelimi hanımını döverek kolunu kıran sahâbî Sâbit b. Kays’a müsamaha göstermemişti. Sâbit’in hanımı Cemile, benzeri sebeplerle öteden beri şikâyetçi olduğu evliliğini artık devam ettirmek istemediğini söyleyince, Peygamberimiz Sâbit’i çağırtıp eşini boşamasını istemişti.

(Nesâî, Talâk, 53).

“Kol kırılır, yen içinde kalır.”“Kocadır, döver de sever de” anlayışı yanlış…

“Müslüman, elinden ve dilinden diğer Müslümanların zarar görmediği kimsedir.”

(Buhârî, İman, 4)

Peygamber Efendimiz diyor ki,“Dikkat edin! Sizin, hanımlarınızınüzerinde hakkınız olduğu gibi, hanımlarınızın da sizin üzerinizde hakkı vardır.”


(Tirmizî, Radâ’, 11)



Sitemkar

Sitemkarsın dokunma söze, söz incinir
Bülbülün figanı gülşenini dağlar
Ahuzar eyleme hüzün tarlasının mahsulü toplanmaz
Bir dokunup bin yara açma
Sızısı derindir, acının neşteri olmaz
Ayrılık düşmüşse yazgıya çekip gitmek gerek gönül durağından
Bir nefes düştü düşlerin soğuk kuytusuna
Kan dondu, cana vedanın son sitemkar selamı olsun

SAHRA











 
2 Hafta önce
  #62
SAHRA
Gönül hanesinden nağmeler
 
SAHRA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Profil Bilgileri
Kayıt Tarihi: 10.09.2013
Üye No: 1639
Mesajlar: 7.217
Aldığı Beğeni: 5822
Rep Puanı: 5678
Etiketle: @SAHRA
Online / Ofline :
SAHRA isimli Üye şuanda  online konumundadır



AİLEMDE ÇOCUK ŞİDDET GÖRMESİN

Çocuklara Karşı Merhamet


İnsanlar için çocuğun sevimli kılındığını [3/Âl-i İmrân, 14.] ve onların dünyanın süsü [18/Kehf, 28.] olduğunu ifade eden Kur'an¸ aynı zamanda bir sınav vesîlesi olduğunu da beyan etmektedir.

[8/Enfâl, 28, 64/Teğâbûn, 15.]

Kur'an'ın¸ dünya süsü¸ sevimli bir varlık ve aynı zamanda bir sınav olarak tanımladığı çocuklarda¸ her zaman bu özelliklerin bulunmasının istendiğini ifade edebiliriz.

Allah'ın (c.c) ana babaların kalbine koyduğu dikkat çekici duygulardan biri de evlâda karşı sevgi ve şefkat duygusudur. Bu¸ çocuk eğitiminde son derece önemli bir duygudur. Çocukların kahrını çekmek ve onları yetiştirmek ancak sevgi ve merhametle mümkündür.

Çocukların ahlak gelişiminde sevgi ve merhamete dayanan ilişkilerin önemi açıktır. Sevgi ve şefkat gören çocuğun özgüven duygusu daha kolay gelişecek ve iyilik kavramı onun zihin dünyasında yeterince yerini bulacaktır.

Çünkü şefkat sahibi anne baba¸ çocuk için sevgi objesi haline gelmekte ve çocuk onları memnun etmek için kendi çevresine de olumlu yaklaşmaktadır. Ayrıca ailesiyle özdeşleşme süreci içinde anne babanın özelliklerini kendinde toplayarak¸ onlar olmadığı zaman bile çevresine saygı göstermektedir.

Eğitim sırasında şefkatle¸ yumuşak bir ifadeyle¸ sevgi ve güvenle çocuğa yaklaşım eğiticiye de çocuğa da rahatlık kazandırır. Tam tersi bir durumda¸ yani baskı¸ dayak¸ şiddet¸ korkutma gibi cezalandırıcı davranışlarla ise¸ sevgi ve güven ortamı zedelenir veya yok olabilir.

Bu davranışlar geçici bir süre çözüm olsa da kalıcı davranış değişikliklerine yol açabilir. Çocuğun zamanla eğiticisine (anne baba yahut öğretmenine vs…) kin duymasına¸ öfke beslemesine sebep olabilir.

Çocuğun bu yaklaşımı¸ karşısındaki insanın kendi hakkında iyi şeyler düşünmediği¸ iyi duygular beslemediği anlayışına sürükler. Böyle bir kişinin kendisini cezalandırmasını kabullenemez. Çocuk niçin cezalandırıldığını bilmeli ve davranışlarını ona göre kontrol etmelidir.

Merhamet konusu¸ çocuk eğitiminde sadece çocuk ile anne baba arasında düşünülmemelidir. Bunun yanında anne babanın ve varsa diğer aile bireylerinin aralarındaki ilişkinin bu duygu üzerine kurulmuş olması gerekmektedir. Çocuk¸ sevgi¸ şefkat ve merhamet ortamında büyümelidir.

Hurma ağaçlarını taşlayan küçük bir çocuğu yakalayanlar, cezalandırması için Peygamberimizin huzuruna getirirler.

Ama Peygamberimiz onu azarlamak yerine, “Evlâdım, ağaçları niye taşlıyorsun?” diye sorar. “Çünkü karnım aç.” der çocuk. O zaman Peygamberimiz “Hurma ağaçlarını taşlama da altlarına dökülenleri ye.” buyurarak ona doğru davranışı öğretir. Kızıp vurmadığı gibi, aksine başını okşayarak “Allah’ım, bu yavrunun karnını doyur.”

(EbûDâvûd, Cihâd, 85) diye dua eder.

Çocuk, “Allah’ın emaneti”dir. Eşsiz bir nimet,nadide bir emanet…

Enes b. Mâlik: “Resûlullah’a on sene hizmet ettim. Vallahi, bana bir kez olsun ‘Öf!’ bile demedi. Herhangi bir şeyden dolayı, ‘Niçin böyle yaptın?’ ya da ‘Şöyle yapsaydın ya!’ demedi. Yaptığım hiçbirşey için beni ayıplamadı, azarlamadı.”

(Müslim,Fedâil, 51-54)
 
2 Hafta önce
  #63
SAHRA
Gönül hanesinden nağmeler
 
SAHRA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Profil Bilgileri
Kayıt Tarihi: 10.09.2013
Üye No: 1639
Mesajlar: 7.217
Aldığı Beğeni: 5822
Rep Puanı: 5678
Etiketle: @SAHRA
Online / Ofline :
SAHRA isimli Üye şuanda  online konumundadır



AİLEMDE YAŞLI ŞİDDET GÖRMESİN

وَقَضَى رَبُّكَ أَلاَّ تَعْبُدُواْ إِلاَّ إِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَاناً إِمَّا

يَبْلُغَنَّ عِندَكَ الْكِبَرَ أَحَدُهُمَا أَوْ كِلاَهُمَا فَلاَ تَقُل لَّهُمَا

أُفٍّ وَلاَ تَنْهَرْهُمَا وَقُل لَّهُمَا قَوْلاً كَرِيماً {23} وَاخْفِضْ

لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُل رَّبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي

صَغِيراً {24}



“Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, anne babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine ‘öf!’ bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle. Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: Rabbim, Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı.”

(İsrâ, 17/23-24)

“Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.”

(Tirmizi, Birr, 15)

وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حَمَلَتْهُ أُمُّهُ وَهْنًا عَلَى وَهْنٍ وَفِصَالُهُ فِي عَامَيْنِ أَنِ اشْكُرْ لِي وَلِوَالِدَيْكَ إِلَيَّ الْمَصِيرُ

“İnsana da anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi sıkıntı üzerine sıkıntıyla onu karnında taşımıştır. Onun sütten kesilmesi iki yıl içinde olur. (İşte bu yüzden) biz insana şöyle emrettik: Bana ve anne babana şükret. Dönüş ancak banadır.”

(Lokmân 31/14)

Anne veya babasının yaşlılık dönemine yetiştiği hâlde gönüllerini hoş tutmayanı, onlara hizmet ederek Allah’ın rızasını kazanma fırsatını kaçıranı, Peygamberimizin “Burnu sürtülsün!” (Müslim, Birr, 9)diyerek kınadığını unutmayalım.

Unutmayalım ki, Allah’ın merhametine mazhar olmanın en etkili yollarından biri, insanlara merhamet etmektir. Peygamber Efendimiz bu gerçeği şöyle dile getirir: “İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez.”

(Buhârî, Tevhid, 2)

Hele de bu insanlar, eşimiz, çocuklarımız, aile büyüklerimiz ise…

Bu vaaz,

Dr. Elif ARSLAN’ın AİLEMDE MERHAMET İSTİYORUM DİB AİLE SERİSİ 10. KİTAPTAN,

VE PROF DR MEHMET ZEKİ AYDIN’IN AİLEDE MERHAMET ADLI MAKALESİNDEN OLUŞMAKTADIR.

( 2011/4. “Ailede Merhamet”, Somuncu Baba, 1Malatya Ocak 2011, sayı:123, ss.34-38. (Erişim: 22.02.11)
 
2 Hafta önce
  #64
SAHRA
Gönül hanesinden nağmeler
 
SAHRA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Profil Bilgileri
Kayıt Tarihi: 10.09.2013
Üye No: 1639
Mesajlar: 7.217
Aldığı Beğeni: 5822
Rep Puanı: 5678
Etiketle: @SAHRA
Online / Ofline :
SAHRA isimli Üye şuanda  online konumundadır



25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü: Duygusal şiddet uygulayan erkeklerin ortak özellikleri

Analía Llorente
BBC Mundo Servisi




Sürekli ne yaptığınızı ve kiminle birlikte olduğunuzu bilmek istiyor. İstediğini yapmazsanız sinirleniyor. İşi berbat etmemeniz için size onun nasıl yapılacağına dair talimat veriyor.

Eğer siz, bir arkadaşınız ya da akrabanız böyle bir durumdaysa, sizi kontrol etmeye çalışan baskıcı bir erkekle karşı karşıya olmanız muhtemel.

Bunlar, Meksikalı çift ve aile terapisti Tere Diaz Sendra'nın görüşleri.

BBC Mundo Servisi'ne konuşan Sendra, "Cinsiyet eşitliği konusunda evrimleştiğimiz bir yüzyılda kulağa inanılmaz gelebilir, ancak sahiplenici ve kontrolcü davranışlarla kapana kıstırılmış danışmanlar o kadar çok görüyorum ki" diyor. "Özellikle de kadınlara oluyor" diye belirtiyor.

Aile içi şiddetin önlenmesi konusunda çalışan Sendra, psikolojik şiddete varan kontrolcü davranışın ne olduğunu, bu davranışın nasıl tespit edileceğini ve bundan nasıl kaçınılacağını anlattı.

Kontrolcü ve baskıcı bir partner nasıl tanımlanır?


Bu kaba, sert ve saygısız bir kişidir.

Hepimiz bir ara kontrolcü bir şekilde davranmışızdır ancak psikolojik şiddet uygulayan kişi bazı imtiyazlarını hükmetmek ve başka bir kadını ya da erkeği kendi arzularına, çıkarlarına, ihtiyaçlarına ve gerekliliklerine göre boyun eğdiren kişidir.

Psikolojik şiddet uygulayan kişi nasıl bir strateji izler?


Genellikle baştan çıkarma, manipülasyon ve korku içerir, bunlar da tehditvari bir davranışı.

En tehlikeli vakalar, "narsistik sapkınlık" şeklindeki davranış bozukluklarına sahip kişilerdir.

Kurbanları suçlunun kendileri olduğuna, başka kimsenin onları istemeyeceğine ve başka bir hayata adım atamayacaklarına inanana kadar onları tamamen değersizleştirmek, susturmak ve kafalarını karıştırmak isterler.

Ancak bunlar nadir görülen vakalar.

Psikolojik şiddete eğilimli bir partnerin özellikleri neler?


Zaferleri ve flörtleriyle böbürlenir
Partnerine ya da ilişkiye vakit ayırmaz
Saygısızca davranır
Ana karakter olmak ister
Başkalarının duygularının onun için önemi yoktur
Kontrolcü ve sahiplenicidir
Eylemlerinin ve tepkilerinin nadiren sorumluluğunu alır
Eğer "kendi tipi" değilse, partneri de dahil olmak üzere başkalarını hor görür
Şakaları, sarkazmı ve ironiyi kötü davranışların tuzu biberi olarak kullanır
Kendi tatmini ve cinselliği önceliğidir
Yalan söyler
Çatışmadan kaçınır
Böler ve zafer kazanır
Cazibelidir


Kadınlar da psikolojik şiddet uygular mı?


Psikolojik şiddetin, gücü elinde tutmakla genellikle doğrudan ilgisi var.

Ancak kadınları başkalarının uyduları gibi davranmaları için koşullayan pek çok etken de var - özellikle de çocuklarının ve partnerlerinin.

Öte yandan erkekler, kendilerini kendi hayatlarının kahramanı yapmaya daha fazla eğilimliler.

Ancak kadınlar da duygusal şiddete varan baskı uygulayabilir. Kadın da partnerini ekonomik olarak kontrol altında tutabilir ya da partnerini çocukları görmesini engellemekle tehdit edebilir.

Duygusal şiddet uygulayanlar böyle mi doğar yoksa büyüdükçe mi böyle olur?


Genellikle birbiriyle bağlantılı pek çok faktör var.

Daha tepkisel ve şiddete eğilimli olarak doğmuş kişiler de var. Daha az hoşgörülü olma ve çabuk hayal kırıklığına uğrama eğilimindeler. Aynı zamanda mütemadiyen bir onaylanma isteği içindedirler.

Bu tür insanlar istemeyerek de olsa daha sonra pişmanlık duyabilecekleri tepkileri göstermeye daha fazla eğilimliler.

Ancak bir tür cesaret ve bağımsızlık gösterilerini yücelten ve ödüllendiren ataerkil bir yapıda yaşadığımız gerçeğine de gözlerimizi kapatamayız.

Çoğu zaman erkek çocukları "adam" olmayı öğreniyor. Bu tür davranışlar kültürel olarak normalleştiriliyor ve "narsistik sapkın" tarzı ekstrem boyutlara taşınabiliyor.


Kadınlar da psikolojik şiddete eğilimli insanlar büyütebilirler mi?

Kadınlar bu tür sistemlerin içinde kendilerini bulurlar, onları yaratmazlar.

Kontrol, sahiplenme ve psikolojik şiddete ilişkin pek çok durumun normalleştirildiği ve görmezden gelindiği ataerkil bir dünyada yaşıyoruz.

Bir kadın kararlı, açık sözlü, biraz fevri olduğunda, hemen deli ya da cinsel açlık çeken biri olarak görülüyor.

Ancak aynı özelliklere sahip bir erkek, "karakter sahibi" şeklinde yorumlanıyor.

Psikolojik şiddete eğilimli olanlar değişebilir mi?


Eğer isterlerse, evet.

Ancak bu zordur, çünkü kimse sahip olduğu ayrıcalıkları kaybetmek istemez.

Eğer narsistik kişilik bozukluğu ve sosyopati eğilimleri olan biriyle ilişki içindeyseniz, size uzaklaşmanızı öneririm.

Ancak erkeklerin karşılarındaki kişiyi korkuttuklarını anlamadıklarını söyledikleri durumlar olacaktır. Bu insanlar başkalarını değiştirmek yerine kendileri değişebilirler.

Erkeklere ne söylerdiniz?


Bir ilişki bittiğinde, kadınların bunu aşmalarına destek olacak daha fazla çevreleri ve duygusal bağlantıları oluyor.

Erkekler yabancılaşma ve duygusal okuryazarlıkları daha düşük olması nedeniyle daha fazla fiziki risk altındalar.

Pek çok erkek güçlü olma ve her şeyi bilen ve koruyan olma fikrine takılıp kalmış durumdalar - profesyonel hayatlarında da başarılı olmak buna dahil.

Ancak zayıf olarak algılanmaktan korktukları için konuşmaktan kaçındıkları acıları ve kederleri var.

Bundan uzaklaşan erkekler özgürlüğü kucaklıyorlar.

Kadınlara tavsiyeniz var mı?


Aşk harika ve onu aramaya devam etmek zorundayız.

Ancak pek çok kadın aşkın hayattaki tek şey olduğunu düşünüyor, bu da onları kişiliklerinin diğer kısımlarını unutmaya itiyor.

Sevme ve sevilmenin dışında kişisel anlamda bir değer görmüyorlar.

Onları güzel bir şekilde sevilmeyi aramaya ve kötülerine nokta koymaya davet ediyorum. Ve aşkı hayatlarındaki tek proje haline getirmemeye.

alıntı
 
2 Hafta önce
  #65
Ayaz

 
Ayaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Profil Bilgileri
Kayıt Tarihi: 12.08.2013
Üye No: 1258
Mesajlar: 5.007
Aldığı Beğeni: 3191
Rep Puanı: 3255
Etiketle: @Ayaz
Online / Ofline :
Ayaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır



Şiddet, bireyin fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik yönden zarar görmesiyle ya da acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren, fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranıştır. Şiddet, özel veya kamusal alanda (evde, aile bireyleri arasında, sokakta, iş yerinde) meydana gelebilir.

Bu temel kavram tanımı;

İnsanların cinsiyet ya da yaş ayırmasızın hayatında şiddetle tanışıklığı olduğunu düşünüyorum.
Kiminin psikolojik bozukluk eğilimleri kiminin kendini savunması sonucu ortaya çıkabilir.

Şiddeti bireysel olarak algılamak yanlış toplumsal şiddette görülebilir savaşlar buna örnek gösterilebilir.Terör örgütlerinin sözüm ona kendini savunmak adına yaptıklarını söyledikleri hain saldırılara maruz kalan insanlarımızda şiddet görüyor.

Haklı ya da haksız ayırmaksızın bir şiddet gerçeği olacaktır. İnsanlar körü körüne yaşadıkça kendini eğitmediği sürece, çıkarlarını ön planda tuttuğu sürece, çözümleri doğru zeminlerde aramadığı sürece bunu değiştiremezsiniz..

Etki tepkiyi doğurur..

Keşke herkes iyi olsa demek bir hayal umarım herkes iyi olmak için çaba sarfeder diyorum.

Benden bu kadar iyi yorumlar dilerim.




Her gün yeni bir başlangıçtır.

 
2 Hafta önce
  #66
SAHRA
Gönül hanesinden nağmeler
 
SAHRA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Profil Bilgileri
Kayıt Tarihi: 10.09.2013
Üye No: 1639
Mesajlar: 7.217
Aldığı Beğeni: 5822
Rep Puanı: 5678
Etiketle: @SAHRA
Online / Ofline :
SAHRA isimli Üye şuanda  online konumundadır



Alıntı: Ayaz
Şiddet, bireyin fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik yönden zarar görmesiyle ya da acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren, fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranıştır. Şiddet, özel veya kamusal alanda (evde, aile bireyleri arasında, sokakta, iş yerinde) meydana gelebilir.

Bu temel kavram tanımı;

İnsanların cinsiyet ya da yaş ayırmasızın hayatında şiddetle tanışıklığı olduğunu düşünüyorum.
Kiminin psikolojik bozukluk eğilimleri kiminin kendini savunması sonucu ortaya çıkabilir.

Şiddeti bireysel olarak algılamak yanlış toplumsal şiddette görülebilir savaşlar buna örnek gösterilebilir.Terör örgütlerinin sözüm ona kendini savunmak adına yaptıklarını söyledikleri hain saldırılara maruz kalan insanlarımızda şiddet görüyor.

Haklı ya da haksız ayırmaksızın bir şiddet gerçeği olacaktır. İnsanlar körü körüne yaşadıkça kendini eğitmediği sürece, çıkarlarını ön planda tuttuğu sürece, çözümleri doğru zeminlerde aramadığı sürece bunu değiştiremezsiniz..

Etki tepkiyi doğurur..

Keşke herkes iyi olsa demek bir hayal umarım herkes iyi olmak için çaba sarfeder diyorum.

Benden bu kadar iyi yorumlar dilerim.

Şiddeti genel anlamda yorumlamanız bir çok dile tercüman olmuş.
Konuya değer kattığınız için teşekkür ederim
 
2 Hafta önce
  #67
SAHRA
Gönül hanesinden nağmeler
 
SAHRA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Profil Bilgileri
Kayıt Tarihi: 10.09.2013
Üye No: 1639
Mesajlar: 7.217
Aldığı Beğeni: 5822
Rep Puanı: 5678
Etiketle: @SAHRA
Online / Ofline :
SAHRA isimli Üye şuanda  online konumundadır



Şiddetin girmediği alan yok artık. Her yaş grubu ister sözlü isterse fiili olsun şiddeti uygulama çabasındalar maalesef. Toplum olarak nasıl bir psikolojiye girdik neden bu kadar vicdanları susturup öfke nöbeti patlaması yaşıyoruz? Sorgulanması gereken altta yatan sebepler ve çözümler neler olabilir. Gerekirse psikolojik destek ve ortamlar ayarlanmalı ...

En önemlisi de herkes taşıyabileceği yüklere talip olmalı. Öyle bir çağda yaşıyoruz ki olmazsa olmazlarımız çoğaldı tatminsizlik ve dayatmalar ısrarcılık var. İnsanları şaşırtan hep daha üstünü, başkalarıyla mukayeseler kişilerin düşünce ve yaşam tarzlarını istikametten çıkartmasına sebep oluyor
Hep birilerine yetişme çabası maddi ve manevi yorduğundan en ufak bir sorunda bardağı taşıran son damla misali istenmeyen neticeler oluşuyor ve şiddet kapısını aralıyor.

Biraz empati hoş görü ve kendinden aşağıda olan hayatlardan ders çıkartıp bulunduğu anın kıymetini bilmek lazım.

Aile ve toplum hayatında eş, çocuk, anne ve baba gibi değerlere sahip çıkılsa özen gösterilse sanırım bu sorunlar aza iner
Toplumun temelini oluşturan değer veren aile hayatıdır. Bireylerin gelecekteki hayatlarının sağlam adımlarla ilerleyip barış ve huzurlu bir ömür için aileye sahip çıkılmalı.

Şefkat ve sevgi yönlerimizi daha ön plana çıkartarak şiddete dur demeliyiz inşallah


 
2 Hafta önce
  #68
Avcı

SevgiForum
 
Avcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Profil Bilgileri
Kayıt Tarihi: 18.08.2013
Üye No: 1299
Yaş: 24
Mesajlar: 8.439
Aldığı Beğeni: 5568
Rep Puanı: 4748
Etiketle: @Avcı
Online / Ofline :
Avcı isimli Üye şuanda  online konumundadır



Bence;

Şiddeti tam anlamıyla yok etmek bir sondur.
Şiddet güzel bir silahtır. Yanlış yerde kullanıldığında failini incitmelidir.



Kimine Göre Bir Forum...
Bize Göre Bir Aile...

 
2 Hafta önce
  #69
SAHRA
Gönül hanesinden nağmeler
 
SAHRA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Profil Bilgileri
Kayıt Tarihi: 10.09.2013
Üye No: 1639
Mesajlar: 7.217
Aldığı Beğeni: 5822
Rep Puanı: 5678
Etiketle: @SAHRA
Online / Ofline :
SAHRA isimli Üye şuanda  online konumundadır



Alıntı: Avcı
Bence;

Şiddeti tam anlamıyla yok etmek bir sondur.
Şiddet güzel bir silahtır. Yanlış yerde kullanıldığında failini incitmelidir.
sanırım siz bazı konularda özellikle vatan bayrak söz konusu olan yerleri diyorsunuz
yani zalim ve mazlum...

yorumunuz için teşekkür ederim

 
2 Hafta önce
  #70
Avcı

SevgiForum
 
Avcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Profil Bilgileri
Kayıt Tarihi: 18.08.2013
Üye No: 1299
Yaş: 24
Mesajlar: 8.439
Aldığı Beğeni: 5568
Rep Puanı: 4748
Etiketle: @Avcı
Online / Ofline :
Avcı isimli Üye şuanda  online konumundadır



Alıntı: SAHRA
sanırım siz bazı konularda özellikle vatan bayrak söz konusu olan yerleri diyorsunuz
yani zalim ve mazlum...

yorumunuz için teşekkür ederim



Elbette vatan konusu da bunun için.
Ancak bir kaç konuyla sınırlandıramam.

.....

Bir öğretmen , bir amir , bir komutan , bir patron vs.

Gerektiği zaman şiddeti kullanmalı.
İlla karşıdakini fiziken incitmek değil kastım.
Kalp kırmak, gurur kırmak vs. Bazen gerekli.

Çünkü cahili yenemezsin.
Ancak susturamazsında.
Ağzını , yüzünü incitmek gibi bir şiddet olmasa da, kalp e gurur kırılmalıdır.
 
Konu Kapatılmıştır


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı




Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:38.


Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.