SevgiForum.NET  



Go Back   SevgiForum.NET > GENEL KÜLTÜR > Tarih

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 21.07.2018
SAHRA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 10.09.2013
Üye No: 1639
Mesajlar: 7.128
Aldığı Beğeni : 5691
Karizma Puanı: 5552
Etiketle: @SAHRA
SAHRA isimli Üye şuanda  online konumundadır
SAHRA
Gönül hanesinden nağmeler
Standart Bu nasıl akıllara ziyan bir hesaplamadır
 
Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan on yedisine bastığında, iki kişi .onunla evlenmek ister. Mihrimah, yani Mihrü Mah, Farsca’da “Güneş ve Ay” anlamına gelir. Kızla evlenmek isteyenlerin biri Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa diğeriyse Mimar Sinan’dır.

Padişah kızını Rüstem Paşa’ya verir.Koca Sinan evlidir, ellisindedir ve de Mihrimah Sultan’a deliler gibi aşıktır! Gerçi sevdiğine kavuşamamıştır ama, aşkını, olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır. Üsküdar’a, Saray’ın isteğiyle elbet, 1540 yılında Mihrimah Sultan Camii’nin temelini atar ve 1548’de bitirir. Camiyi yaparken, eserine sanki “etekleri yerleri süpüren bir kadının” dış çizgilerini verir.

Derken, ilk kez padişah fermanı olmaksızın, Edirnekapı’da, pek kimselerin uğramadığı ıssız ama İstanbul’un en yüksek tepelerinden birine, ikinci bir eser yapmaya koyulur Mihrimah Sultan’a. Cami küçücüktür. Minaresi otuz sekiz metredir, bir adet incecik kubbesi üzerindeyse yüz 61 pencere, camiin iç güzeliğini aydınlatır. İçerdeki sarkıtlar ve minare kenarlarındaki işlemeler Mihrimah Sultan’ın topuklarını döven saçlarını anımsatır insana. İşte, aşka adanmış iki eser.

Şimdi, gidin Edirnekapı ve Üsküdar’daki camileri aynı anda görebileceğiniz bi yer seçin. Ve 21 Mart’ta, yani geceyle gündüzün eşit olduğu günde seyreyleyin. Unutmadan, 21 Mart Mihrimah Sultan’ın doğum günüdür.Göreceğiniz manzaraysa şudur mirim:

Edirnekapı camiinin tek minaresi ardından tepsi gibi kıpkırmızı güneş batarken, Üsküdar’daki camiinin ardından ay doğar! Mihrü Mah eşittir Güneş ve Ay. Bu nasıl akıllara ziyan bir hesaplamadır; nasıl bir güzellik anlayışıdır

Alıntı






Sitemkar

Sitemkarsın dokunma söze, söz incinir
Bülbülün figanı gülşenini dağlar
Ahuzar eyleme hüzün tarlasının mahsulü toplanmaz
Bir dokunup bin yara açma
Sızısı derindir, acının neşteri olmaz
Ayrılık düşmüşse yazgıya çekip gitmek gerek gönül durağından
Bir nefes düştü düşlerin soğuk kuytusuna
Kan dondu, cana vedanın son sitemkar selamı olsun

SAHRA













Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı




Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:52.


Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.