SevgiForum.NET  



Go Back   SevgiForum.NET > İSLAM > Ashab-ı Kiram > Hanım Sahabiler

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
  #1  
Alt 12.10.2014
acrophobia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: 11.10.2014
Üye No: 6571
Mesajlar: 223
Aldığı Beğeni : 4
Karizma Puanı: 18
Etiketle: @acrophobia
acrophobia isimli Üye şimdilik offline konumundadır
acrophobia
Üye
Standart Esma bint-i Ebi Bekir ( r.anha )
 
Selamun Aleyküm..

Sahabi hanımlar içinde bazı parlak şahsiyetler vardır.Bunlar Asr-ı Saadet’te her türlü zorluk ve sıkıntıya göğüs gererek İslam’ı öğrenmeye çalişmişlar,onunla hayatlarını şekillendirmişlerdir.Hz. Ebu Bekir (r.a.)’in kızı Esma da (r.anha) bu hanımlar arasında yer alıyordu.

Hz.Ebu Bekir (r.a.),kızlarından Hz.Aişe (r.a.)’yi Resulullah’a eş olabilecek bir şekilde yetiştirirken,Esma’nın da aynı iman hizmetinde yer alması için büyük gayret göstermişti.

Hz.Esma’nın babasından aldığı bu iman dersi ve İslam edebi,hayatı boyunca ona kılavuz olacak,seçkin bir mevkie getirecekti.
Hz.Esma’nın ilk hizmeti hicret esnasında göründü.Peygamberimizle babasına elinden gelen yardımı yapmak için çırpındı.

Peygamberimiz kendisine hicret izin verilince,müşriklerin gözleri önünden geçerek Hz.Ebu Bekir’in evine gitmiş,hicret edeceğini söylemiş ve kendisinin de yanında olacağini müjdelemişti.Hz. Esma da oradaydı.Babasının hicret gibi mühim bir hadisede Peygamberimizle birlikte olacağini öğrenince çok sevindi.

Hemen harekete geçti.Peygamberimizle babasına yol azığı hazırlanmasına yardımcı oldu.Biraz sonra gerekli azık hazırlandı.
Fakat azık torbasını ve su kabını bağlamak için bir ip bulunamamişti.Hz.Esma daha fazla bekleyemedi.

Hemen belindeki çok sevdiği kuşağı çıkardı,ortadan iki parçaya ayırdı.Bir parçasıyla yemek kabının,diğer parçasıyla da su kabını bağladı.
Peygamberimiz (A.S.m.),Hz.Esma’nın bu candan alaka ve samimiyetini seyrediyordu.Çok sevinmişti.Bir müjde verdi:

’’Ey Esma,sana cennette iki kuşak verilecek.’’ buyurdu.

Bu taltif,Esma için dünyalara bedeldi.Gayretinin mükafatını Peygamberimizden duymanın sürurunu yaşıyordu.
Artık bundan sonra Hz.Esma, ’’Zatü’n-Nitakeyn’’ yani ’’İki kuşak sahibi’’ diye anılacak muşhur olacaktı.

Biraz sonra Peygamberimiz ile Hz. Ebu Bekir evden ayrılacaklardı.Ebu Bekir(r.a.) sıkıntı zamanında gerekli olur düşüncesiyle bütün parasını yanaına aldı.Babası Ebu Kuhafe henüz Müslüman olmadığından oğlunun İslam davası uğrunda yaptığı fedakarlığı anlayamıyor,buna bir mana veremiyordu.

Hz.Ebu Bekir’in bütün servetini yanına almasını,ailesini yoksulluk içerisinde bırakmasını istemiyor,kendi kendine söyleniyordu.
Hz.Esma,dedesinin babasının aleyhindeki sözlerini duyunca çok rahatsız oldu.

Ona mani olmasından korktu.Dedesini susturmak için bir şeyler yapmasını gerektiğini düşündü.Gitti,bir miktar ufak taş topladı.
Onları babasının paraları sakladığı yere koyup üzrine bir bezle örttü,sonra da dedesinin kolundan tutup oraya getirdi.

Hz.Esma onun elini taşların üzerinde dolaştırdı. ’’Dedeciğim babam bize bunları bıraktı.’’ dedi.
Dedesinin gözleri görmüyordu.’’Eğer size bunu bırakmışssa mesele yok’’ dedi.Bir daha sesini çıkarmadı.

Bu iki muhacir biraz sonra Mekke’den ayrılarak Sevr Mağarasına doğru yola koyuldular.Biraz sonra da oraya ulaştılar.Bir müddet orada kalacaklardı.Bu arada Resulullah ile Hz.Ebu Bekir’in hicretini öğrenen müşrikler çevreyi kuşatmışlar,yana yakıla onları aramaya koyulmuşlardı.

Buldukları an canlarına kıyacaklardı.Hz.Ebu Bekir’in evine de gittiler.Onlara kapıyı Hz.Esma açtı.Birden karşısında gözü dönmüş müşrikleri gördü.Fakat hiç telaşlanmadı.Müşrikler öfkeliydi.Sert bir şekilde.’’Ey Ebu Bekir’in kızı baban nerede?’’diye sordular.

Akılları sıra ondan öğreneceklerini zannediyorlardı.Fakat Hz.Esma bu uğurda herşeyi göze almiştı.Gerekirse ölecek,ama Resulullah ile babasının nereye gittiklerini söylemeyecekti.İmanından aldığı cesaretle,’’Babamın nerede olduğunu bilmiyorum’’ dedi.

Ebu Cehil de oradaydı.Onun bu cevabına çok kızdı.Suratına bir tokat attı.Tokadın şiddetinden Hz.Esma’nın kulağindan küpesi fırladı.
Hz.Esma,Allah ve Resul’ü uğrunda bundan çok daha şiddetlisine de razıydı.


Onların istediği şeyi yine söylemedi.Müşrikler daha fazla vakit kaybetmek istemiyorlardı.Bir şey öğrenemeyeceklerini anlayınca oradan ayrıldılar.Artık Hz.Esma korkulu dakikalar geçiriyor,gözüdönmüş müşriklerin onlara zarar vermemeleri için Cenab-ı Hakk’a dua ediyordu.

Bir ara iyice endişelendi.Gece vakti yanına azık ve su alarak Sevr Mağrasının yolunu tuttu.Bir haylide haber toplamıştı.
Duyduklarını hatırında tutabilmek için büyük gayret gösteriyordu.Bu arada çapulcu güruha görünmemek için ihtiyatlı davranmayı ihmal etmiyordu.

Bu heyecan ve telaş içerisinde Sevr Mağrasına ulaştı.Canından üstün tuttuğu Resulullah ve babasını sağ salim görünce sevinçten uçacak gibi oldu.
Yiyecek ve içecekleri yanlarına bıraktı.Aklında tutabildiklerini bir bir anlattı.Sonra da geldiği yoldan Mekke’ye döndü.

Bir müddet sonra bu korkulu günler geride kaldı.Çünkü Peygamberimiz ve Hz.Ebu Bekir,Medine’ye uşalmiştı.Bu haber kendisine geldiğinde Hz.Esma çok sevindi.Bu nimetinden dolayı Cenab-ı Hakk’a şükretti.Bir yandan da içini bir burukluk kaplamıştı.

Mekke artık kendisi için bir gurbet diyarıydı.Allah’ın Resul’ü neredeyse gerçek vatan orasıydı.Onun sohbetinden ayrı yaşamak en dayanılmaz bir azaptı.Bir müddet sonra o da hicret etti.Uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra nurlu Medine’ye vardı.

Peygamberimiz,Hz.Esman’nın hicret esnasında yaptığı hizmetini takdirle kaşılamıştı.Bu fedakar sahabiyi ’’Her Peygamberin bir havarisi var,benim havarim de Zübeyr’dir.’’ buyurarark methettiği Hz.Zübeyr ile evlendirdi.

Her ikisi de birbirine denkti.İkisi de İslam’a gönül vermiş,Peygamber’e talabe olmuş,ömürlerini Kur’an hizmetine adamış bahtiyarlardı.
Resulullah’ın tensip ettiği bu evlilik,bu beraberlik,hayat boyu mesut bir şekilde devam edecekti.Niye etmesindi ki?

Hz.Zübeyr dünyadayken cennetle müjdelenmiş bir iman eriydi.Hz.Esma da dünyadayken ’’Cennet kuşağı’’ giyebilme müjdesinin sahibi bir hanımefendiydi.Kaderin garip bir tecellisidir ki,baba Resulullah’ın en sevgili arkadaşı,kız Peygamberimizin baldızı ve en yakın sahabisinin hanımı,fakat anne İslam safının dışındaydı.

Müslüman olmayı kabul etmediği için,Hz.Ebu Bekir ondan ayrılmak zorunda kalmıştı.Bu sebeble Hz.Esma,annesine bütün kalbiyle ısınamıyordu.
Her ne kadar dünyaya gelmesini vesile olmuşsa da,iman bağı bu sevgiye engel oluyordu.

Bir gün Hz.Esma’nın annesi Kuteyle,zorlukla taşıyabildiği hediyelerle kızını görmeye gelmişti.Esma,annesini içeriye almakta ve hediyelerini kabul etmekte tereddüt gösterdi.Resulullah’a sormadan onu içeri almayı uygun bulmadı.’’Baba bir kardeşi’’ Aişe’ye haber göndererek,bu hususta Resulullah’ın fikrini sordu.Peygamberimiz şöyle diyordu;

’’Esma’ya söyleyin,annesini içeriye alsın getirdiği hediyeleride kabul etsin.’’

Hz.Esma,Peygamberimizin emrine aynen uydu.Annesini içeri aldı.Müşrik de olsa ona hürmette kusur etmedi.
Bu hadise üzerine şu mealdeki ayet-i kerime nazil oldu;

’’Sizinle din hususunda savaşmamiş ve sizi yurtlarından çıkarmamiş olanlara iyilik ve adeletle davranmanızı Allah sizi yasaklamaz; çünkü; Allah,adaletle haraket edenleri sever.’’ ( Mümtehine Suresi-8-9.Ayetler. )

( 1 )

Hz.Esma zaman zaman Peygamberimizin sohbetinde bulunan ve ondan feyiz alan sayılı sahabi kadınlardan biriydi.
Sıks sık sohbetinde bulunurdu.Bunda Peygamberimizin ’’baldızı’’ olması büyük bir payı vardı.

Bir defasında üzerinde ince bir elbiseyle Peygamberimizin huzuruna gelmişti.Peygamberimiz eniştesi olduğu için böyle giyinmekte bir mahzurun olmayacaığını düşünmüştü.Fakat Resulullah (A.S.m.) onu o halde görünce yüzünü çevirdi,sonra da şu ikaz da bulundu;


’’Ey Esma,bir kadın adet görmeye başladığı zaman ( mübarek elini yüzüne işaret ederek ) şu ve şu uzvu dışında başka yerini göstermesi caiz değildir.’’
( 2 )

Hz.Esma bu ikazdan sonra artık Resulullah’ın tavsiyesine uygun giyindi.Hayatının sonuna kadar tesettürün en güzel şekline riayet etti.
Bir defasında oğlunun aldığı çok pahalı,fakat ince bir elbiseyi ’’Tesettüre uygun değil ’’ diye reddetti.

Hz.Esma son derece haya sahibiydi.Zaten haya duygusu kadın için en büyük ziynetti.Bir defasında uzak bir yerden hurma taşırken Peygamberimizle karşılaşmıştı.Resulullah’ın yanında sahabilerden bir kaç kişi daha vardı.Devesini çöktürdü.Baldızını terkisine almak istedi.Fakat Hz.Esma,utancından deveye binmedi.Ağir yükü başında taşımaya razı oldu.

Esma(r.anha),eli açık,gönlü zengin,cömert bir insandı.Bilhassa Peygamberimizin kendisine hitaben;

’’Ya Esma elini bağlama; aksi halde Cenab-ı Hakk da senin üzerine olan ihsanını göndermez.’’ ( 3 )


Buyurmasından sonra,cömertlikle müstesna bir mevkie yükseldi.İhtiyaçtan fazla yanında bir şey bırakmaz,hepsini fakir fukaraya dağitirdi.
Kendisi sade bir hayat yaşardı.Çocuklarına da cömert olmaları tavsiyesinde bulunur;

’’Malınızı Allah yolunda harcayın.Sadaka verin.Bir hayrı ihmal etmekle hiçbirşeyi fazlalaştırmış olmasınız.Sadaka vermekle malınızın eksileceğini zannetmeyiniz.’’ derdi.

Esma (r.anha),her insan gibi zaman zaman hasta olurdu.Fakat hiçbir zaman halini insanlara şikayet etmezdi.
Çünkü hastalığın Cenab-ı Hakk’ın emriyle geldiğine ve günahlara keffaret olduğuna inancı sonsuzdu.

Hem insan hiç hastalanmasına sıhhat nimetinin şükrünü nasıl eda edecekti?Diğer taraftan hastalıklar Cenab-ı Hakk’a dua etmek için büyük bir vesileydi.Bu sebeble hastalıktan dolayı şikayette bulunmak,kadere itiraz edercesine ’’ah.of’’ diye inlemek manasızdı.

İşte Hz.Esma bütün bunların şuurundaydı.Hastalığı sabır ve tevekkülle karşılardı.
Bir defasında şiddetli bir baş ağrısına yakalanmıştı.Elini başının üzerine koydu ve teslimiyet içerisinde şöyle dua etti:


’’Gerçi başım çok ağrıyor,fakat Allah’ın affetmesini temenni ettiğim günahlarım daha çoktur.’’

Bu büyük İslam kadını,kanaatkarlığı ile de temayüz etmişti.Kısmetine razı olur,şükreder,daha fazlasını istemezdi.
Kocası Hz.Zübeyr fakir bir insandı.Evlendiğinde bir atından başka hiçbirşeyi yoktu.Hz.Esma,ihtiyaçlarının teminini kolaylaştırmak için elinden gelen işleri yapmaktan geri durmazdı.

Resulullah’ın ganimet mallarından verdiği uzak bir hurma ağacından,başının üzerinde hurma taşırdı.Ev işlerini yetiştirir,hurma çekirdeklerini öğüterek yem haline getirir,uzak yerlerden su taşırdı.

Hz.Ebu Bekir,kızının çok yorulduğunu görünce ona bir hizmetçi göndermişti.Esma (r.anha) buna çok sevindi.

’’Babam hizmetçi göndermekle beni,kölelikten hürriyetime kavuşturmuşcasına memnun etti.’’ diyerek şükran hislerini ifade etti.

Hz.Esma azami ölçüde itisadi riayet eder,lüzumsuz yere masraflardan sakınırdı.Çünkü iktisat hem Allah’ın emriydi,hem de aile huzurunun temelini teşkil ediyordu.

Devamı Gelecektir inşAllah Uzun olduğu için okunurluk açısından iki bölüm yazacam.


ℂ⋆


- +

uzâklar..


Alıntı ile Cevapla
12.10.2014
  #2
acrophobia
Üye
 
acrophobia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Profil Bilgileri
Kayıt Tarihi: 11.10.2014
Üye No: 6571
Yaş: 29
Mesajlar: 223
Aldığı Beğeni: 4
Rep Puanı: 18
Etiketle: @acrophobia
Online / Ofline :
acrophobia isimli Üye şimdilik offline konumundadır



Esma (r.anha) ile Hz.Zübeyr mesut bir aile hayatı yaşamakla birlikte,zaman zaman aralarında can sıkıntısı da olurdu.
Fakat çok geçmeden tatlıya bağlanırdı.Sanki aralarında hiçbirşey geçmemiş gibi davranırlardı.

Bir gün yine bir meselede anlaşamamişlar,aralarında tartişma çıkmıştı.Esma(r.anha) her nasılsa babasına giderek beyinden şikayette bulundu.Hz.Ebu Bekir,söylenilmesi gereken en güzel şeyi söyledi.

Sevgili kızına şu müjdeyi verdi;


’’Kızcağizim,sabret.Çünkü bir kadının iyi bir kocası bulunur,sonra vefat eder de o kadın başka biri ile evlenmezse,Allah her ikisini cennette bir araya getirir.’’ ( 4 )


Esma(r.anha)iyi bir eş olduğu gibi,iyi bir anneydi de...Hz.Zübeyr ile olan evliliklerinden 5’i erkek 8 çocukları dünyaya gelmişti.
Bunların eğitimiyle yakından meşgul oldu.Sahabilerin büyüklerinden olan Hz.Zübeyr (r.a),Tabiin’den Urve bin Zübeyr gibi,Müslümanlara örnek olmuş şahsiyetler,Allah yolunda hiç çekinmeden kanları sebil edebilecek fedailer yetiştirdi.

Bir anne için en dayanılmaz ıstırap,şüphesiz,yavrusunun ölümünü görmekti.Hele bu yavru gençlik çağina ermisse,bu acı kat kat artardı.
Hayat artık çekilmez olurdu.Fakat bu,Allah’a ve kadere inanmayan veya imanı zayıf olan bir anne için geçerliydi.

Kadare hakiki manada iman eden,Allah’tan gelen hayır ve şer her şeye teslim olan bir anne böyle miydi?
Böyle olmadığının en güzel misalini Hz.Esma’nın hayatında görüyoruz.O, en sevdiği ciğerparesi Hz.Abdullah gibi,Resulullah’ı görmüş,sohbetinde bulunmuş bir yavruyu Allah yolunda olmaya teşvik ediyor,onun feci bir şekilde haberini alınca da bunu büyük bir sabır ve teslimiyet ile karşılıyordu.

Onun bu haraketinde ve teslimiyetinde,günümüz annelerine büyük bir ibret ve güzel bir örnek vardı.

Hadise şöyle cereyan etmişti:

Hz.Abdullah,Yezid’in vefatından sonra Müslümanların pek çoğunun kendisine biat etmesiyle Mekke’de halife seçilmişti.Hicaz,Yemen,Irak,Mısır ve Horosan Müslümanları kendisine bu vazifeyi layık görmüşler,biat etmişlerdi.

Hz.Abdullahvbir kaç yıl Mekke’de adaletle hüküm sürdü.Bu müddet zarfında annesinin çok büyük yardımını gördü.
Fakat Emevi hükümetini eline geçiren Abdülmelik bin Mervan,tarihe ’’Zalim’’ ismiyle geçen Haccac’ı Hicret’in 72.yılında Abdullah’ın üzerine gönderdi.

Haccac Ebu Kubeys Dağına mancınık kurarak Kabe’yi taşa tuttu.Onun adalet ve merhametle telifi mümkün olmayan bu haraketi karşısında Hz.Abdullah kahramanca Kabe’yi müdefaa etti.Fakat adamlarından birçoğu Haccac’ın vaatlerine kanarak onun safına geçtiler.

Bu durum karşısında Hz.Abdullah,o sırada 99 yaşında bulunan annesinin tavsiyelerine başvurdu.

’’Anneciğim,elimde çok az bir kuvvet kaldı.Artık mukavamet etmem çok güç,Düşman,istediğim kadar mal vermeyi vaat ediyor.Ne dersin ?’’ dedi.

’’Ey oğlum,eğer yürüdüğün yol hak ise ve buna inanıyorsan,yolunda devam et.Çünkü arkadaşların bu yolda öldürüldü.Sen şehit arkdaşlarını düşün.Ümeyye oğullarının oyuncaği olma!Eğer maksadın dünyayı kazanmaksa sen cok fena birisisin demektir.Bu takdirle hem kendini hem de seninle beraber olanları helakate sürüklemiş olacaksın.’Ben hak yoldaydım.Arkadaşlarım gevşedi,ben de gevşedi.’diyorsan bu mert kimselere yakışmaz.

Dünya da daha ne kadar kalacaksın?

’’Ey oğlum,senin için örtülerin en güzeli ölümdür.Allah’a yemin ederim ki,şeref ve haysiyet içinde alınan bir kılıç darbesi,benim nazarımda,hakaret ve zillet içerisinde yaşamaktan ve kırbaçlanmaktan daha iyidir.Sakın ölümden korkarak zilleti kabul etme.Ben senin hakkında sabırla olacağını ümit ediyorum.’’

Hz.Abdullah da aynı kanaati taşiyordu.Fakat annesinin fikrini de almak istemişti.Onun bu sözleri yüreğine su serpti.
Annesinin elini öptü.Hz.Esma da onun alnından öperek uğurladı.Sonra elini dergah-ı İlahiyeye açtı:


’’Ey Allah’ım ,bu necip kuluna merhamet et.Onu Mekke ve Medine köşelerinde susuz bırakma.Annesine yaptığı iyilikleri karşılık ondan nimetini esirgeme.Allah’ım,oğlumu senin emrine teslim ettim.Senin kaderine razı oldum.Ona gelecek musibetten dolayı beni sabredenlerin ve şükredenlerin mertebesine eriştir.’’
diye dua etti.

Büyük bir cesaretle savaşan Hz.Abdullah sonunda şehit oldu.Bu haber kendisine ulaştığında Hz.Esma,Resulullah’tan kalan bir hatırayı aramakla meşguldü.Haberi metanetle karşıladı.Biraz sonra aradığı hatırayı bulması,kendisine büyük bir teselli verdi.

Esma’nın (r.anha) sabrı bu kadar da kalmadı.Çünkü zalim Haccac,büyük sahabi Hz.Abdullah’ı şehit etmekle hıncını alamamış,onu astırmıştı.Sonra da karşısına geçip o yüce şehide hakaret etmiş,başını keserek Şam’a göndermişti.Cesedini de ’’Annesi ricade bulunmadıkça indirmeyeceğiz.’’ diye yemin etmişlerdi.

Bir anne için yavrusunun cesedini sehpeda asılı görmek çok zor bişeydi.Hz.Esma buna da sabretti,zalim insanlara gidip istedikleri ricayı yapmayı uygun bulmadı.Birgün oğlunun cesedenin yanından geçerken:

’’Bu hatip hala kürsüden inmeyecek mi?’’ demişti.Bunu kafi buldular ve Hz.Abdullah’ı direkten indirerek defnettiler.

Haccac,adam gönderip defalarca Hz.Esma’yı yanına çağırmıştı.Fakat Hz.Esma tenezzül edip yanına gitmeyince kendisi onun yanına geldi.
Hz.Abdullah’ı kasdederek alaylı bir eda ile,’’Allah düşmanına yaptığımı nasıl buldun?’’ diye sordu.

Hz.Esma,Hz.Ebu Bekir gibi bir babanın kızıydı,Hz.Zübeyr’in hanımıydı.Bu zalimin karşısında susamazdı.Cesaretle şu cevabı verdi:

’’Sen oğlumun dünyasını yıktın,o ise senin ahiretini perişan etti.’’

Haccac bu defada ’’Bırak şu münafıkı’’ demek küstahlığında bulundu.Hz.Esma yine susmadı:

’’Allah’a yemin ederim ki,o münafık değildi.Çok oruç tutan,geceleri namaz kılan,kulluk vazifelerini yerine getiren ve akrabasını ziyarette kusur etmeyen birisiydi.’’ dedi.

Haccac çok kızdı.’’Defol git’’ dedi.Hz.Esma imanından aldığı cesaretiyle yine kükredi:

’’Resulullah,’Sakif kabilesinden bir yalancı,bir mühlik çıkacak!’buyurmuştu.Yalancının Muhtar es-Sekafi olduğunu gördük.Mühlik de senden başkası olamaz dedi.’’

Son olarak,onun rivayet ettiği bir hadisi nakledelim:

’’Cennet bana okadar yaklaştı ki,cüret etseydim size onun salkımlarından bir tanesini getirirdim.Cehhennem ateşi de bana okadar yaklaştı ki,’Ey Rabb’im,bende bunlar arasındayım.’ demeye başladım.Cehennemde bir kedinin tırmalayıp durduğu bir kadın gördüm’Buna ne oluyor?’ diye sordum.’Bu kadın,kediyi ölünceye kadar hapsetti.Ne ona yiyecek verdi,ne de haşarat yemesi için salıverdi.’ dediler.

( 5 )

Oğlunun feci bir şekilde edilmesinden sonra Hz.Esma iyice çöktü.Bu hadiseden bir sene sonra Hicret’in 73 yılında 100 yaşındayken vefat etti.

Allah ondan razı olsun...

Kaynak:
1. Tabakat,8:252.
2. Ebu Davud,Libas:32
3. Müsned,60:352
4. Tabakat,8:251
5. İbni Mace,İkametü’s-Salat:152.



ℂ⋆


- +

uzâklar..
  Alıntı ile Cevapla
12.10.2014
  #3
AsyA
Üye
 
AsyA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Profil Bilgileri
Kayıt Tarihi: 17.12.2013
Üye No: 3972
Yaş: 31
Mesajlar: 1.675
Aldığı Beğeni: 29
Rep Puanı: 138
Etiketle: @AsyA
Online / Ofline :
AsyA isimli Üye şimdilik offline konumundadır



Zamanim oldugunda konuyu okuyacagim. Listeye ekledim teşekkürler Alabora.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
bekir, binti, ebî, esma, ranha


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı




Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:21.


Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.