SevgiForum.NET  




Go Back   SevgiForum.NET > Etkinlikler > Ayın Konusu

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
1 gün önce
  #21
Muallem.
Üye
 
Muallem. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Profil Bilgileri
Kayıt Tarihi: 27.07.2019
Üye No: 9065
Mesajlar: 396
Aldığı Beğeni: 781
Rep Puanı: 2648
Etiketle: @Muallem.
Online / Ofline :
Muallem. isimli Üye şimdilik offline konumundadır



SÜNNETİ SENİYE EDEB'DİR...

'' Eddebeni Rabbi, fi ahseni te-dibi '' ( Rabbim beni en güzel edeb ile edeblendirdi. '' demiş Efendimiz ( asv ) . Her zaman olduğu gibi yine hevasından konuşmaz, vahiy ile konuşmuş Efendimiz ( asv ).
Zira Kuran mükerreren dediği gibi yine sarihen, zımnen, işareten, remzen, nükteden '' weinneke leala hulikun azim ''. ( Efendimize hitaben, '' O büyük bir ahlak üzeridir.'' ) demiş. Biz de Sadekallahulazim diyoruz...

Öyle ise; Sünnetin hiç bir meselesi yoktur ki altında mühim bir hikmet, insanların hem dünya hem ahiret seadetleri için yollarını aydınlatan bir Nur, bir ışık bulunmasın. Annesinin şehadetiyle dünyaya gelir gelmez '' ümmeti ümmeti '' demesi, haşir meydanında peygamberlerin dahil herkesin nefsi nefsi deyip kendilerini kurtarma telaşına düştükleri bir hengamda O zat ( asv ) '' Ümmeti ümmeti '' diyeceği ümmetinin selameti için çaba içinde olması Ümmetine karşı görülmemiş bir alaka ve sevginin tezahürü olduğunu gösterir. Bu derece şiddetli bir alakaya karşı alakasız kalmak, bu derece merhametkar bir sevgiye karşı ilgisiz kalmak elbette düşünülemez.
Gelin ey ihvanı din ve cemaati müslimin ! ( müslüman kardeşler ) ! bizleri bu kadar seven ve düşünen serverimize karşı selam durup, Onun ( asv ) sünnetine tabi olacağız.! Sevgi ve hürbetimizi bildirip ona dest-ı biat vereceğiz.

Bir önceki yazımızda sünnetin kısımlarını ismen nazara verip tafsilatına girmemiştik. Şimdi o kısımların derinlemesine doğru bir tafsile girmeden, Onun ( asv ) yaşantısındaki karelere kısa kısa göz atıcağız. Böylelikle O mümtaz şahsiyetin ahvalini asrımızdan o seadet asrına akıl dürbünleri ile temaşa edip onu anlamaya, tanımaya, görmeye çalışacağız.
İlginçtir ki o asra '' seadet asrı '' deniliyor. Halbu ki o asırda yaşıyanların çoğusu, çoğu zaman yiyecek birşey bulamadıkları için aç uyurlar, mide kazınmalarını önlemek için karınlarına taş bağlarlar. ikinci bir elbiseleri olmadıkları için bazı günler dışarı çıkmazlar yada geç çıkarlar, kimilerinin bedenlerini tan örtecek bir giysileri olmadığı için yarı çıplak gezerler. Evlerinin içi ise yerde varsa serili bir hasır, onun şükrünü nasıl eda ederiz diye şükür secdeleri ile alınlarının deydiği yeri eskitirler.
Ama Gelin görün ki bu abide şahsiyetlerın kalplerini dolduran ahiret şuuru, sinelerindeki İman nuru onlara öyle bir zenginlik kazandırmış ki , dünyanın en şatafatlı halleri onların gözünde ve gönlün de sinek kanadı kadar bir kıymet ifade etmiyordu. Zira onların kalpleri ve gönülleri ahirete iman sofralarında en mükemmel bir şekil de doyuyordu. Onların bu hallerini gören Efendiler Efendisi ( asv ) ; Sahabelerim gökteki yıldızlar gibidir'' sözünü tebessüm çehresiyle söylemekten kendini alamıyordu. Demek ki asıl seadet gönül zenginliğinin efendisi olan iman zenginliğinde saklı. Develer ve tırlar yük serveti olanlar deyil, sıradağlar gibi kuvvetli olan İman sahipleridir EN seadetli...

Sünnet-i Seniye'nin bir kısmı vardır ki Akvali'dir.
Yani Sözleridir. Yani Konuşmalarıdır. Yani sözlü ve yazılı beyanlarıdır. Yani vahyi ilahinin seslendirilmesidir. Bunların bir kısmı farz mesabesindedir. Farz mesabesindeki kısma yorum giremez, efkar-ı beşer tağyir edemez, değiştirilmesi kesinlikle haramdır, dokunulamaz. Bunlara harfiyen tabi olmak mecburiyeti vardır. Bu tür Sünnetin ifasında mukafat olduğu gibi, terkin de de ceza vardır. Dinin farzları bu kısma girer.
Mesela ; Namazın belli beş vakitte kılınması, ve bu kılınan vakit namazlarının rekat adetlerinin belli olması bu kısma birer örnektir. Bu kısma giren ibadetler tafsilatları ile beraber şeriat kitaplarında belirtilmiştir. Burada deyinmeye hacet kalmamıştır. Tafsilatlı malumat edinmeyi gayretlerinize havale dediyorum. Akvali kısım tabir ettiğimiz kısmın Öteki kısımda ise İfasında büyük mükafat var, terkinde ise ceza yoktur. Fakat bu kısmın terkinde mükafattan mahrumiyet olduğu için kardan büyük zarar vardır.
Mesela ; Farz namazların dışında kılınan sünnet kabilinde nafile namazlar, farz oruçların dışında tutulan oruçlar, zekatların dışında fakirlere ve ihtiyaç sahiplerine yapılan yardımlar vb gibi ibadetler bu kısımdan sayılır. Bu kısma giren ibadetler insanın şahsi kemalatına sebep , insani ve İslami hayatına huzur verdiği için Peygamber efendimiz ( asv ) tarafında bu kısımdaki ibadetler kendi hayatında göstermek sureti ile biz ümetine de şiddetle teşvik edilmiş.

Sünnet-i Seniye'nin bir kısmı Ahvali'dir.
Yani; Yaşantısıdır, halleridir. O zat ( asv ) Meleklerden yada cinlerden gönderilmeyip İnsanlardan gönerilmiştir. İnsanlardan gönderilmiş olması hasebi ile, normal bir insanın yaşam gereksinimleri her ne ise O ( asv ) büyük zat da o beşeri yaşam gereksinimlerine ihtiyaç duymuştur.
Beşeriyet itibari ile; Tıpkı bizler gibi O da doğar, acıkır, yer, içer, uyur, acı çeker, yorulur, güreş yapar, tedbir alır, harbe çıkar, ağlar, güler, dişi kırılır, vefat eder ve hakeza. Zaten böyle olmasaydı insanlara nasıl mutlak rehber olabilirdiki.? Ya Rabbi sen onu melek olarak yarattın. biz ona nasıl yetişelim ve uyalım? muhakak derdi ebu cehil ve türevleri. Bir de zamanımızın nasibsizleri. Hayatını ona benzetmek, onun gibi yaşamak istiyen her müslüman onun her halini örnek alır. Mesela yemek içmek gibi , uyumak uyanmak gibi, konuşmak ve dinlemek gibi her halimizi ona benzetmekle sünnetini hayatımıza taşımış oluruz.

Üçüncü bir kısım Sunneti Efali'dir.
Yani fiilleridir. Bü üçüncü kısım kabilindeki sünnetler aslında ahvali kısım sünnetlerden fazlaca bir farklılık arz etmez. Birbirinin tamamlayıcısı sayılırlar. Bu kısma giren sünnetlerin geneli toplum ve aile hayatındaki adablardan oluşur.
Mesela ; Sağ elle yemeğin yenilmesi, sağ tarafa yatıp ( kalbin sıkışmaması için bu çok önemlidir. ) ayakları hafif karın bölgesine doğru çekilmiş bir vaziyette uyulması, sofradan tam doymadan kalkılması, karanlıkta yolculuğa çıkılmaması gibi halleri örnek verebiliriz.
Aile hayatının tanzimine bakan kısmın hemen hemen hepsi ezvacı tahirat dediğimiz Peygamber eşleri annelerimiz vesilesi ile bizlere kadar sağlam bir şekilde ulaşmış. Peygamber (asv ) eşlerinin ayrı ayrı yaş, ayrı ayrı meziyet, ayrı kavim ve kabilelerden olması başlı başına muazzam bir hikmet ihtiva eder. Konumuzun özüne uzak mesele olduğu için şimdilim o hikmetlere girmiyeceğim.Toplum hayatının en esaslı, en önemli, en kutsal yapı taşı aile hayatı olduğunu her idrak sahibi bilir. Bu denli önemli olan bir kurumun sağlığı bütün sosyologların şehadeti, bütün pedegogların dersleriyle sabittir. Ahiret hayatımızın tarlası hükmünde olan dünya hayatımızın sağlam yürümesi için sünnetin ehemmiyeti tartışılamayacak kadar büyüktür.
Aile hayatının seadetini temin eden unsur, aile bireylerin birbirlerine karşı sevgi ve saygı beslemeleri, birbirinin hukukuna riayet etmeleri ile mümkündür. Bunu temin eden en tesirli güç ise Sünnet-i Resulullahı ( asv ) hayata hayat etmekten geçer. Hali hazırda parçalanan yuvaların, işlenen cinayetlerin, çiğnenen hukukların sebeplerine inilirse Sünnetin girmediği yürekler baş rol oynadıkları çok kolay görülecektir. İşte bütün bu olumsuzlukların reçetesi, toplumu zehirleyen bu gibi zehirlerin panzehiri Sünnet-i seniye'ye tabi olmak, hayatımıza taşımaktır.
Bizler için paha biçilmez bir değere haiz olan Sünnet ve Hadisler ışında yürüdüğümüz müddetçe yanlışa girme ihtimalinden korunma zırhımız , vesikamız olduğunu düşünüyorum açıkçası.
Sünnet'e tabi olmakta, uymaktan tenbellik edersek büyük zarar,
Sünneti önemli görmezsek büyük cinayet,
Sünneti inkar veya yalan sayarsak büyük sapkınlığa düşmüz oluruz.
Allah bizleri bu üç guruba girmekten muhafaza eylesin.

Müjdeler olsun o kimselere ki; Hadis ve sünnet'e tabi olmakla hissesini artırma gayretinde olanlara.
Bedbaht o kimselerdir ki; Sünnet ve Hadis ışığından mahrum kalıp, karanlıklarda kalırlar. '' ...wettebeana Resul, fektubna mea şahidin. '' ( ...bizi Resule tabi vu şahidlerden eyle. ) Sadekallahul azim...



Muallem.
17.09.2019
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
ayin hadisi, ayin konulari, ayın konusu hadis-i şerif sünnet, hadisi serif, kenshi, sevgiforum, sünnetler


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı






Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:22.



Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.


SevgiForum

Powered by vBulletin® Version 3.8.11 Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Sevgi Dolu Bir Forum